MODERN SUİKASTLER

Recm cezasını vahşet gören insanların ellerinde taştan da ağır sözlerle  her gece bir başka ruhun dizlerini kanattığını esefle izliyorum.

Modern seri katiller her gece başka bir itibar suikastinde.

Mutluluğun en çok beğeni alan sözleriyle ölçüldüğü için sözleri  hakikatin caddesinden geçmiş yada geçmemiş önemi yok. İftira, yalan, yanlış anlama… Hiç önemi yok.

“En çok like’a giden yolda girilen haklar mubahtır.” Bu düşünceye alkış tutan binlerce elin varlığını iftira dolu sözleri tekzip sözlerinden daha çok beğenip paylaşmalarından anlıyorsunuz.

Üzgünüm, kalbi dar ağaçlarından daha ürkütücü ıssız bir ormanda karşılaşmak istemeyeceğimiz insanlarla nefes alıp veriyoruz.

Bir oda var insan dolu.

Sessizce bekliyorlar. Ağzını açan ilk insan evladının üzerine çullanacaklar.

Bir de sen anlat diyen kimse olmayacak. Kişinin her duyduğunu anlatması dahi ona yalan olarak yeterken her duyduğu üzerine ötekine yaptığı linçleme ve vurun kahpeye mantığı zulüm olarak yetmez mi?

Yerlere düşmüş haysiyetler üzerine lirik dans yapan yığınlar…

Afişe ettikçe iştahı kabaran insanlar…

Hiç günahı yokmuşçasına kibir hırkasıyla vaaza kalkmış sözde hocalar… Unuttuğunuz tek bir şey var: İnsan olduğunuz.

Bir başkasının aczinden beslenen insandan daha acizini tanımıyorum.

İşte bu aciz ruhların dirilişi bir başka ruhun delik deşik olmasıyla mümkündür.

Azığı zelil olmuş kıskandığı hayatlardır. Vücudunun dörtte üçü su değil hasetlikle doludur. Maalesef hastadır. Ancak bunun farkında dahi değildir.

Günümüzde bu seri katiller birilerinin sözcülüğünü yapan gazeteler kılığında görmeniz dahi mümkündür. Ve ardında yürüyen yığınları…

Özgür düşüncenin bedelini canıyla ödeyen Luther yaşasaydı bugün bu bağnazlık karşısında eminim kiliselere ve orta çağ Hristiyan düşüncesine verdiği mücadeleden daha büyüğünü verirdi.

Müddei iddiasını ispatlamakla mükelleftir.

Bizim ülkemizde yüksek twitter yargısı ve çok bilmiş yargıçları üzerine çamur atılan şahsın çamuru kendi elleriyle temizlemesini bekliyor.

Son örnek olarak hanelerine dahi kadar taciz edilmiş ve bu  gözü dönmüş cahil yığınlara hanımefendiliğiyle mukabil eden Fatmanur Hanım ve eşi Fahrettin Bey’i bu vesileyle anmak istiyorum.

Bir kez dahi onların müfteri lisanlarına  dillerince cevap vermemiş olmalarından… Sabırları ve nazik mücadelelerinden dolayı kutluyorum. Sevgiyle kalın efendim.

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir